Boğaziçi
Üniversitesi Folklor Kulübü "Sesler" ile seyirci karşısında...
Büfk dans-müzik gösterilerinde Anadolu ve çevresindeki dans
ve müzikler, ait oldukları toplumsal atmosferle birlikte sahneye
taşınıyor. Sesler’de de yine benzer bir anlayışla ele alınan dans
ve müzikler aracılığıyla Türkiye’de farklı kültürlerden ve kesimlerden
insanlara yönelik şiddet ve ayrımcılık biçimlerinin görünür kılınması
hedefleniyor.
“Yarı belgesel” bir sahneleme formunun tercih edildiği Sesler’de
jenerik ve dans-müzik bölümlerinden oluşan; Su çatlağını buldu,
‘Biz onu işçi getirdik’ demiş kaynanam, Pek de güzel geçmedi hayat
hikayem, Em barişê dixwazin sahneleri yer alıyor.
"Su çatlağını buldu" sahnesi yaşlı bir Ermeni kadının
gençliğinde kutladığı bir hampartsum bayramını hatırlaması üzerine
kurulu. " ‘Biz onu işçi getirdik’ demiş kaynanam" sahnesi
Teke bölgesinde geçen bir kına eğlencesi sırasında evlenecek genç
kızın “kadınlık görevlerini” hatırlaması üzerine kurulu bir kadın
sahnesi. "Pek de güzel geçmedi hayat hikayem" sahnesinde
İstanbul’daki bir Çingene mahallesinde geçen bir gün, buradaki
yaşam koşulları vurgulanarak anlatılıyor. "Em barişê dixwazin"
sahnesinde Botan bölgesi dans ve müziklerinden faydalanılarak
iki rüzgarın mücadelesi şeklinde sahneye yansıtılan bir “çatışma”
ve bunun sonucunda çocuğunu kaybeden bir annenin isyanı konu alınıyor.
Jenerik bölümlerinde başta Ermeni konferansı, Şemdinli olayları,
Çingene mahallelerine yapılan baskınlar ve her gün bir yenisini
duymaya alıştığımız kadınlara yönelik şiddet olayları gibi “sıcak
gündemler” olmak üzere Türkiye’de yaşanan etnik, ekonomik ve cinsiyet
temelli çeşitli ayrımcılık ve şiddet olaylarını konu alan gazete
haberleri yer alıyor. Haberlerin ardından ropörtaj ve anlatı kayıtları
aracılığıyla, yaşanan şiddet ve ayrımcılığı ifade eden “seslere”
kulak veriliyor.
Sesler demokrasi ve halkların kardeşliği düşüncesine olan ihtiyacı
hatırlatan tüm “sesler”i duymaya çağırıyor... |