Müzik BirimiDans BirimiFolklora DoğruGösterilerZiyaretçi DefteriAna Sayfa
 
::
Çingene Dans&Müzik Sahnesine Dair Dramaturji Tartışmaları
Çingene Çalışma Grubu 19/01/2009

Boğaziçi Üniversitesi Folklor Klubü (BÜFK)'nün bu yıl gerçekleştirmeyi planladığı dans-müzik gösterisinde, Çingenelerin -özellikle İstanbul'da yaşayan Romanların- gündemleri üzerinden hazırlanacak bir sahne tasarlanmaktadır. Sahneye yönelik, BGST'li dansçı ve müzisyenler ile BÜFK'lü dansçı ve müzisyenlerin ortak çalışması ve bu sahnenin 8 Mart kadın projesinde sergilendikten sonra revize edilerek BÜFK'ün gösterisine taşınması hedeflenmektedir. (Ayrıca Kardeş Türküler projesinin Harbiye Açıkhava Sahnesi gösterisi için de tekrar ele alınması düşünülmektedir.)

Bu sahnelemeye yönelik hazırlık toplantılarında değinilen noktalar, dans ve müzik icralarında da belirleyici olmaktadır ki, bu noktalar genel hatlarıyla aşağıdaki gibi özetlenebilir:

1. Bugün, müziğe ve dansa yönelik olarak "yeteneklerinin çok güçlü olduğu kanısı"nın bir "kanı" olmaktan çıkıp bu alanda çalışmalar yapan araştırmacıların da ortaya koyduğu bir gerçeklik niteliği taşıyan Çingenelerin medya tarafından nasıl gündemleştirildiği ya da sunulduğu, önemli bir çıkış noktası olarak ele alınabilir.

2. Çingeneler, yer aldıkları sınıfsal konum ve sosyal-ekonomik koşullar nedeniyle, müziği ve dansı sadece sanat için değil, aynı zamanda "geçinebilmek, hayatta kalabilmek" için tercih etmektedirler.

3. Eğlenceye, eğlendirirken aynı oranda eğlenmeye, müziğe ve dansa olan düşkünlükleriyle de tanınan Çingeneler, özellikle yaygın medyada salt bu yönleriyle öne çıkartılıp, yaşadıkları ya da yaşamak zorunda bırakıldıkları sayısız mağduriyet göz ardı edilmektedir.

4. Medyada, gerek dizilerde gerekse yarışma programlarında turistik bir bakış altında, "sürekli bir neşe ve eğlence halini yansıtan zararsız/şirin, üçüncü sınıf vatandaşlar" olgusu içinden yansıtılmaktadırlar. Varoşlarda çökmeye yüz tutmuş eski binalarda ya da teneke evlerde, içi atık maddelerle, çöple, pislikle dolu eski fabrikaların izbe yerlerinde yoksulluktan kırılan Çingenelerden ve onların akıllara zarar trajik hikâyelerinden bahsedilmemektedir.

5. "Kentsel dönüşümlerde" yok edilen Roman mahalleleri ve mahallelerden sürgün edilen Romanlar, onların yaşam koşulları, dilleri, kimlikleri söz konusu programlarda asla gündem yapılmaz. Romanların yaşam koşulları bu yarışmalar ve dizilerdeki sunumlarla manipülâsyona uğrarken dilleri ve kültürleri de hızla asimile edilmektedir.

6. Bu dizilerdeki ya da yarışma programlarındaki ışıltılı kostümler, vur patlasın-çal oynasın göbek şovlar yine de onlara olan bakışı değiştirmez: Romanlar hâlâ, "arsız, yüzsüz, hırsız" dırlar…

SAHNELEME ÖNERİSİ (BÜFK SAHNESİNE YÖNELİK):

1. Sahnede, bir televizyonun stüdyo ortamında dans eden Çingeneleri görürüz. Stüdyoda, "kimisi biraz utangaç, kimisi biraz teşhirci, kimisi acemi" olmak üzere farklı tiplemeler yer almaktadır. Bu sahne için, popüler bir Çingene şarkısı olan "Hamamcı Teyze" önerilmektedir. Şarkının bilinir oluşu, dinamik yapısı ve şarkı sözlerindeki gerçeğe tezat oluşturan ifadeler (Yoksulluğa rağmen kaybolan elmaslar, altınlar: Hamamcı teyze / Altınlarım, elmaslarım kayboldu, bulamadım), bu öneride belirleyici olmuştur. Şarkı, “Altınları sayalım Elmas” adlı Çingene şarkısı ile de bağlantılandırılabilir.

2. Sahne üzerinde dansçıların dışında bir de jüri odağı vardır ve sahne üzerinde jüri odağına yönelik canlı çekim yapan kamera, jürinin görüntülerini arka perdeye de yansıtır.

3. Dans eden Çingenelere dair yorumlar/eleştiriler/yönlendirmeler yapan jürinin ara ara görüntüsünü ve sahne üzerindeki etkisini görürüz. (Burada Çingenelerin ve özellikle Çingene kadınların medyada nasıl yer aldıklarına dair bir söylem oluşturmaya çalışılacak. Yarışmaların kayıtları ve bu yarışmalarda kadınlara yapılan eleştiriler derlenecek). Dansçıların, "RomanSTAR" olmak sevdasıyla gittikçe daha görgüsüz/teşhirci oynamaya başladıkları bu stüdyo ortamının "vur patlasın-çal oynasın" şeklinde kendine özgü kurgusal bir gerçekliği vardır.

4. Derken, jüriyi yansıtan görüntünün üstüne "flash haber" şeklinde "Sulukule'ye ve Kağıthane’ye yıkım ekipleri giriyor!" haberleri verilir: "Gece yarısı Sur'ların dibine konuşlanan çevik kuvvet ve dozerler, apansız, habersiz, tebligatsız yıkımların habercisi oldu… Saat 6.30 da dozerler işbaşı yaptı! İçinde insanların yaşadığı evler, dozerlerin hedefi oluyor… Hem de körlemesine…" vs..

5. Gelen bu haberler üzerine TV stüdyosu ortamındaki müzik ve dans icraları giderek değişmeye başlar. Yıkım görüntüleriyle birlikte KAOS sahnesine geçilir. Yıkımdan sonraki bir "uzun havanın" ardından ("Amaro Romale/Bizim Romanlar" adlı uzun hava) sahnede yavaşça yine stüdyo ortamının gerçekliğine geçilir.1 Ancak, bu gerçeklikte, az önceki KAOS'u yaşayan Romanlar yoktur artık! Jüri üyeleri, bu kurgusal gerçeklikle ve "RomanSTAR"larla özdeşleşmiştir ve sahnedeki göbek şovu onlar devam ettirmektedir. Romanlar, sessizce sahneyi terk ederken, jürinin çılgın eğlencesi, beklenmedik bir soloyla (“perküsyon-davul solo”su olabilir) sona erer!

Yukarıdaki sahneleme önerisinin, Kardeş Türküler Açıkhava gösterisine yönelik geliştirilmesi halinde, KAOS sahnesinden sonra geçilen bölümde, "Sulukule'de, kızıyla yaşamaya çalışan zor durumdaki bir Roman kadının trajik hikâyesi"nin PROTEST bir yorumla (hip-hop ya da rap formu denenebilir) danslaştırılması ve bu bölümden GAYDA projesindeki "Kağıthane" bestesine bağlanması da, öneriler arasındadır.