Müzik BirimiDans BirimiFolklora DoğruGösterilerZiyaretçi DefteriAna Sayfa
 
::
METİNDEN SAHNELEMEYE ATÖLYESİ: YÜRÜTÜCÜLERİN DEĞERLENDİRMESİ


İATP-G,bünyesindeki üniversiteli topluluk üyelerinin bu yılki eğitim faaliyetlerine destek vermek amacıyla 29 Ağustos-6 Eylül tarihleri arasında, Cüneyt Yalaz, Fırat Güllü, Ömer Faruk Kurhan ve Sercan Gidişoğlu'nun yürütücülüğünde bir atölye çalışması düzenlendi. Bu çalışmada metin analizi, sahne üzerinde icra edilen eylemlerin düzenlenmesi ve tartışılması ve bir metnin sahneye aktarımı sırasında işleyen süreçlere aşina olunması gibi üniversiteli toplulukların eğitim çalışmalarında gündemlerine almaya çalıştıkları temel meselelere dair bir perspektif oluşturması öngörülüyordu. Çalışmaya Boğaziçi Üniversitesi Oyunları'ndan İrem Az, Müge Uyar, Emre Ersezer, Mustafa Yıldız, Dila Okuş; Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü'nden Gülsen Özbekar, Cansu Ergün; İstanbul Üniversitesi Eğitim Araştırma Topluluğu Deneysel Sahne'den Sinem Kahraman, Özge Acar, Pınar Karataş, Yiğit Şahin; Mimar Sinan Üniversitesi Oyuncuları'ndan Ebru Karageyik aktif olarak katırken, İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla Sahnesi'nden Öykü Gürpınar, Nihan Acar, Özgür Işık, Pelin Ulusoy, Gonca İli ve İstanbul Üniversitesi Eğitim Araştırma Topluluğu Deneysel Sahne'den Dilan Karadağ gözlemci olarak katıldılar. Aşağıdaki yazı yürütücü grubun atölyenin son gününde yaptığı değerlendirme konuşmasında dile getirilmiş kimi saptamaların bir özeti niteliğini taşımaktadır.

1. Öncelikli olarak bu atölye Ağustos (2009) ayında İATP-G içerisinde yürütülen tartışmalar sonucunda şekillendirilmiştir. Üniversiteli topluluklar eğitim çalışmalarında karşılaştıkları somut sorunlardan bahsetmişler ve yürütücü kadrodan metin analizi, fiziksel eylemlerin ayrıntılandırılması ve sahne üzerindeki eylemlerin dramaturjik referanslar ışığında tartışılması gibi konular üzerinde yoğunlaşan bir atölye çalışması kurgulanmasını talep etmişlerdir. Bunun üzerinde İATP-G içerisindeki deneyimli ve eğitmen kimliğine sahip bir grup tiyatrocu bir araya gelerek bir yürütücü grup oluşturmuş ve ayrıntılı programına http://www.iatp-web.org/performance.asp?act=view&hid=61 adresinden ulaşılabilecek atölye çalışması ortaya çıkmıştır.

2. Bu atölye seçilen bir sahne metninin, sahneleme aşamasına taşınırken hangi evrelerden geçtiğini göstermeyi hedefleyen bir tanıtım atölyesi olarak tasarlanmıştır. Sürenin kısalığı ve ele alınan konuların çeşitliliği daha ileri sonuçların elde edilebileceği özelleştirilmiş bir atölye çalışmasını engelleyeceğinden daha en başından bu niteliği üzerinde uzlaşmaya varılmıştır. Bu yönüyle bakıldığında 10 günlük bir süre zarfında gerçekleştirilen toplam 7 çalışmada şu sorunların tartışmaya açılması amaçlanmıştır:

-Bir oyun metni ilk ele alındığında sahneye taşımadan önce ona nasıl yaklaşmak gerekir?
-Bir sahne metni sahneleme aşaması öncesinde nasıl analiz edilir?
-Masa başında belirlenen temel eylemler sahne üzerinde nasıl icra edilir ve nasıl düzenlenir?
-Sahne üzerinde icra edilen eylemlerin dramaturjik referanslarla kolektif bir tartışmaya açılması nasıl gerçekleşir?

Atölye sonunda yürütücü kadro olarak yaptığımız tespit, atölyenin söz konusu sorulara yanıt oluşturacak bir modelin tanıtımı konusunda yararlı sonuçlar doğurduğu yolunda olmuştur.

3. Bu atölye "bir modelin tanıtımı" misyonunu yerine getirmesi dışında, "via negativa" (deneme-yanılma) yöntemiyle bu tür bir çalışmada hangi tür sorunların uygulamacıları hedeflerinden saptıracağı yolunda katılımcıların deneyim kazanmasına hizmet etmiştir. Bu anlamda katılım gösteren topluluk temsilcilerine önümüzdeki dönemde eğitim çalışmalarını organize ederken hangi sorunlar üzerinde yoğunlaşmaları gerektiği konusunda da belli ipuçları sağlamıştır.

4. Atölye dört temel ayak üzerine inşa edilmiştir: metin analizi, fiziksel eylem çalışmaları, vücut çalışmaları, kolektif sahne üstü dramaturji tartışmaları. Bu ayaklardan ilki olan metin analizi çalışması iki farklı sahne parçası üzerinden, iki farklı grup tarafından yürütülmüştür. Bu çalışmalarda öncelikli hedef oyunu anlamak, ikinci önemli hedef ise var olan oyuna yönelik bir tavır belirleyerek özgün bir yoruma gidecek ilk ipuçlarını elde etmek olarak konmuştur. Her iki grubun yürüttüğü tartışmalar arasında farklılıklar olsa da temelde grupların sahneyi büyük eylem parçalarına bölerek ve seçilen sahnenin bütünlüğünü kaybetmemeye özen göstererek ele aldıkları gözlemlenmiştir. Burada düşülmemesi gerektiğine vurgu yapılan önemli bir yanlışlık sahneyi aşırı derecede birbirinden kopuk replik yorumları ışığında analiz etmek olmuştur -ki bu sık sık düşülen bir hataydı. Söz konusu çalışmalar tamamlanıp sergilendiğinde yürütücü grubun ulaştığı sonuç, yürütülen masa başı tartışmalarının her iki grup için de temel dramaturjik sorunsalların oyuncuların gündemine girmesine hizmet etmiş olduğu yolunda olmuştur. Ancak çalışmalar yeni başladığından özellikle kimi fiziksel eylemlerin icrasında yaşanan sorunlar nedeniyle henüz sahne üstü bir tartışmaya girmek için erken olduğuna karar verilmiştir. Bu noktada hafta içi yapılacak fiziksel eylem çalışmalarında bu sorunlu eylemlerin üzerine gidilmesi uygun bulunmuştur.

5. İATP-G içerisinde önceki dönemlerde de fiziksel eylem çalışmaları yapılmıştı. Ancak bu kez söz konusu çalışmaların belirli bir bağlam içerisine, yani "Lysistrata" oyunu bağlamına oturtulması söz konusu olmuştur. Çalışma iki aşamalı olarak tasarlanmıştır: İlk gün katılımcılardan oyundan soyutlanarak alınan eylemleri serbest biçimde icra etmeleri; ikinci gün ise doğrudan oyundan alınan eylemleri oyun bağlamında icra etmeleri istenmiştir. İlk günkü çalışmaları bir örnekle açıklamak gerekirse: eylem beklemek, durum ise önemli bir açıklama yapmadan önce açıklamanın yapılacağı kişileri beklemek olarak belirlenmiştir -bu oyunun açılış sahnesinde Lysistrata'nın diğer kadınları beklediği bölümün alt-metniyle uyumlu bir eylemdi. İlk gün çalışmalarında ortaya çıkan en temel sorunlar anlaşılırlık, ekonomik oynamama ve eylemin temel amacından sapmasına yol açacak eğilimlere girme şeklinde özetlenebilir -ki bunlar fiziksel eylem çalışmalarında sık sık ortaya çıkan genel sorunlarla uyumludur. İlk günkü çalışmalara dair diğer bir örnek bir toplu eylem çalışması olmuştur: Bu çalışmada seçilen eylem yine beklemek olmuş; ama bu sefer verili durum, "bir grup önemli bir açıklama yapılmasını beklemektedir, ama açıklama onları hayal kırıklığına uğratır" şeklinde değiştirilmiştir. Bu örnekte beklenti "ensamble oyunculuk" sergilenmesi olmasına rağmen oyuncuların kendi tiplemelerini zenginleştirmek amacıyla bireysel yönelimlerle hareket etmeleri eylemin amacına ulaşmasına engel olmuştur. Burada da yine tipik bir sorunla karşılaşılmıştır: Sergilenen eylemin temel amacını unutmak. İkinci gün doğrudan oyundan alınmış eylemlerin, oyun bağlamında icra edilmesi istenmiştir: Lysistrata bekler, kadınlara kendi güçlerini kullanarak savaşı durdurabileceklerini açıklayacaktır; ya da kadınlar beklerler, Lysistarta kendilerine savaşı durdurmanın yolunu açıklayacaktır ama duydukları öneri onları memnun etmez. İkinci günkü çalışmada çıkan önemli bir sorun, yürütülen ayrıntı çalışmalarının sergilenen eylemlerin organikliğine zarar vermesi şeklinde tezahür etmiştir. Burada yapılan uyarı şu olmuştur: Detaylar bütünden bağımsız olarak ele alınmamalıdır; dolayısıyla oyuncu her yeni detayı eylemin bütününe yerleştirerek ve eylemi baştan alarak icra etmelidir. Bu iki günlük çalışmanın sonunda oyunculardan tekrar metin bağlamına dönmeleri ve çalıştıkları eylemleri metinden alınan sahnelere taşımaları istenmiştir.

6. Atölye içerisinde sahneleme çalışmaları olan günlerde vücut çalışmalarının yapılamasına da özen gösterilmiştir. Ancak zaman yetersizliği nedeniyle bu çalışmalar kısa tutulmak zorunda kalınmıştır. Bu çalışmalardan asıl olarak oyuncuları sahne üzerine hazırlaması, ek olarak da toplulukların kendi çalışmalarında kullanabilecekleri bazı teknikleri olabildiğince tanıtması bekleniyordu. Süre kısıtlılığının el verdiği ölçüde çeşitli ısınma teknikleri, kuvvet ve denge çalışmaları, nefes ve diyafram çalışmaları, teknik vokal egzersizleri icra edilmeye çalışılmıştır. Atölye sonunda yürütücü ve katılımcıların bu başlık altında özel bir atölyenin düzenlenmesi gerektiği konusunda bir saptamaları olmuştur.

7. Atölyenin son bölümünde fiziksel eylem çalışmaları ile geliştirildiği düşünülen sahnelerin izlenmesi ve kolektif bir "değer analizi"ne tâbi tutulması amaçlanmaktaydı. Bu tartışma öncesinde oyunculara ek çalışma süresi verilmiş ve hafta içi fiziksel eylem çalışmalarında elde ettikleri sonuçları sahnelerine taşımaları istenmiştir. İzlenen sahnelerde iki temel sapma ortaya çıktığı tespit edilmiştir: Oyunun açılış sahnesini çalışan grup, yürütülen ayrıntı çalışmaları sonrasında sahnenin bütünlüğünü kaybetmiş ve oyuncular çalışılan ayrıntılar üzerine yoğunlaştıklarından oyun ritmini kaybetmişlerdir; diğer grup ise doğaçlama yoluyla çıkarılmış olan sahneyi doğaçlama yoluyla geliştirme yoluna gitmiş ama sonuçta masa başı üzerinde belirlenen temel eylem çizgisinden uzaklaşma sorunu ortaya çıkmıştır. Bu gruplara dönük olarak şu çözüm yolları önerilmiştir: İlk grup bütünü hatırlayarak eylemlerin organikliğini sağlamayı hedeflemeli; ikinci grupsa ilk çalışmada ortaya çıkan temel jestleri hatırlayarak bir temizleme ve ayıklama çalışması yapmalıydı. Bu tartışmalar ışığında grupların sahneleri yeniden ele alınmasına karar verilmiştir. Ancak aynı zamanda kolektif değer analizi çalışmasının bir örneğini sunmak amaçlandığından oyunun açılış sahnesine ait iki vukuatın önce ayrıntılı biçimde çalışılması, ardından da değer analizi tartışması yapılması uygun görülmüştür: Lysistarata kadınlara önemli bir açıklama yapmak üzere onların gelmesini beklemektedir; Lysistrata ve Kelonike kadınların sorumsuz varlıklar oldukları için mi, yoksa gerçekten çok fazla sorumlulukları olduğu için mi geciktikleri konusu üzerine tartışırlar. Bu iki sahne parçası çalışılırken oyuncuların vücut ve ses kullanımı, sahnede stilizasyona başvurma gibi temel noktalarda eksiklikleri olduğu ve tüm bu eksikliklerin masa başında yürütülen çalışmada saptanan dramaturjik eğilimlerin sahneye taşınmasını engellendiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla sahneleme üzerinden yürütülecek tartışmada bunun da göz önüne alınması gerektiği vurgulanmıştır: Oyuncu bu eksikliklerini kapattığı oranda masa başı tercihlerini daha doğru biçimlerde sahneye taşıyacaktır. Bu da eğitim çalışmalarının organizasyonunda hangi başlıkların ön plana çıkması gerektiğine dair bazı ipuçları edinilmesini sağlamıştır.

8. Sonuçta biz yürütücüler olarak bu atölyenin hem bir modelin tanıtımı, hem de oyuncuların kendi eksikliklerinin farkına varması açısından yararlı olduğunu düşünüyoruz. Diğer bir kazanım da üniversiteli toplulukların uzun süredir ihmal ettiği bir geleneğin, ortak eğitim etkinlikleri düzenleme çabasının yeniden hatırlanmasına yardımcı olmuş olmasıdır. Ancak gelecekte bu tanıtım atölyesi içerisinde yüzeysel biçimde ele alınan kimi başlıkların özelleştirilmiş atölyelerde yeniden ele alınması çok daha yararlı olacaktır.


Özetleyen: Fırat Güllü