İATP-G üyesi üniversiteli topluluklarla birlikte yaz başından beri planladığımız atölyeyi Eylül ayının ilk haftası gerçekleştirdik. Altı güne yayılan atölyenin temel hedefi, bir metni sahneye koyarken takip edilecek aşamalara dair genel bir deneyim edinmemizi sağlamaktı.
Atölyenin ilk günü Ömer Faruk Kurhan ve Cüneyt Yalaz'ın "Üniversite tiyatrolarında eğitim çalışmaları üzerine genel bir çerçeve ve atölye programının sunumu" başlıklı konuşmalarıyla başladı. Sunum sırasında, üniversite tiyatrolarında eğitim çalışmalarının önemi ve tiyatro metinlerine bakış geliştirmekte yaşanan sorunlar üzerine yapılan kimi değerlendirmeler dinleyicilerle paylaşıldı. Ek olarak atölyede temel alacağımız "Lysistrata" oyununun yazıldığı dönemde oyun metinlerinin niteliğinin nasıl olduğu, bu metinlere oyuncuların/okuyucuların nasıl yaklaştıkları ve metinlerin nasıl yorumlandığı, günümüzdeki durumla karşılaştırmalı olarak değerlendirildi.
Fırat Güllü ve Sercan Gidişoğlu'nun gerçekleştirdiği ikinci sunumda "Lysistrata" oyunu üzerine bir tartışma yürütüldü. İlk bölümde dönemin Yunan toplumunun ve tiyatrosunun arka planına dair küçük bir aktarım gerçekleşti ve katılımcılar Aristophanes'in komedya türüne etkileri/katkıları hakkında bilgilendirildiler. Oyunla yeni tanışan atölye katılımcıları için açıcı bir çalışma oldu. İkinci bölümde "Lysistrata" oyunun dramaturji çalışmasına girilmeden önce bir çeşit "dramaturjiye giriş sunumu" yapıldı. Metne dramaturjik yaklaşım yöntemleri üzerinden ilerlemesi öngörülen sunum, dinleyicilerin de katkılarıyla daha interaktif bir yöne doğru kaydı ve oyundaki temalarla başlamak üzere bir tartışma yürütüldü.
İkinci gün, atölye katılımcıları ve gözlemcileri ikiye ayrıldı ve seçilen iki sahnenin metin analizleri yapılmaya başlandı. Oyunun açılış sahnesini ele alan grup çalışılacak olan kısmı çeşitli çatışmalar içerecek şekilde vukuatlar üzerinden bölümlere ayırarak işe başladı. Eylemler ve replikler bu vukuat bütünlüğü içinde ele alındı, bu bölümlerin dramaturjik analizi yapıldı. Myrrhine-Kinesias sahnesini ele alan ikinci grupta yer alanlardan, onların da sahneyi, kendi bütünlüğü içerisinde bölümlere ayırarak ve sahneleme önerilerine de ağırlık vererek ilerlediklerini öğrendik.
Masa başı çalışmaları sonrasında ise belirlenen aksiyonlar üzerinden sahne üstünde doğaçlama çalışmasına başlandı. Bu bölümde yürütücüler katılımcıları kendi başlarına bıraktılar. Verilen sürenin sonunda yapılan sergileme, ilk gün için belirlenen dramaturjik noktalar ışığında olumlu değerlendirildi. Yürütücüler, iki sahnede de sorunlu fiziksel aksiyonları belirtti, en temel sorunlara değinildi. Katılımcılar hem ilk müdahaleler bazında hem de fiziksel eylemler çalışmasından önce nasıl çalışmaları gerektiğine dair bakış kazanmış oldular.
Üçüncü gün, Cüneyt Yalaz'ın yürütücülüğünde gerçekleşen fiziksel eylemler çalışmasından önce zaman darlığı dolayısıyla kısa bir vücut çalışması yapıldı. Sercan Gidişoğlu, bu çalışmada temel ısınma-esneme teknikleri ve nefes egzersizleri üstünde durdu. Vokal çalışmasına örnekleme düzeyinde giriş yapıldı. Vokal çalışmaları konusunda sıkıntı yaşayan gruplar için verimli bir çalışma oldu. Sonrasında Cüneyt Yalaz, Sonia Moore'un "Eylemin Öğeleri" adlı makalesinin sunumunu yaptı. Makale üzerinden özellikle gerçekçilik-doğalcılık kavramları, inanç ve gerçeklik duygusu, coşku belleği ve imgelem konularında açıcı bir tartışma yürütüldü. Uygulamaya geçildiğinde tekli, ikili veya çoklu gruplar "Lysistrata" oyun metninden de seçilen çeşitli fiziksel aksiyonları çalıştılar. İşin ilginç yanı, pek çok katılımcı aksiyonların oyun metninden seçildiğini anlamamıştı ve bu sebeple amaçlanandan çok farklı alt metinlerle yorumlanan eylemler oldu. Ekonomi ve bedensel kullanımda epey sorun yaşandığı gözlemlendi. Eylemin organizasyonunda da problemler göze çarpıyordu, ancak en fazla dikkat çeken oyuncuların klişelere düşmesi ve yalın bir üslupla daha güçlü bir etki çıkarabileceklerini fark etmemeleriydi. Bu sorunlar ekseninde, oyuncuların fiziksel eylem çalışmak ve çalıştırmak adına nasıl bir yöntem geliştirebileceklerine dair bir bakış kazanmaları bakımından verimli bir çalışma oldu. Ayrıca sahne üzerine geçilmeden önce üzerinden geçilen değerlendirme kriterleri üzerinden katılımcı bir çalışma ortamı kurulması bakımından da önemli bir çalışmaydı.
Sonraki gün, yine kısa bir vücut çalışmasıyla başladı. Katılımcılardan Dila Okuş, verili durumlar eşliğinde ısınma yaptırdı, sonrasında esneme ile devam edildi. Çalışmaya geçildiğinde, serbest fiziksel eylemler üzerinden ilerleyen bir önceki çalışma "Lysistrata" oyun metni odaklı bir yöne evrildi. İlk sahneden Lysistrata'nın çağırdığı kadınları beklemesi, planını açıklayışı ve diğer kadınların hayal kırıklığı yaşaması, ikinci sahneden Lysistrata'nın Kinesias'ın gelişini beklemesi, kölenin emrinde olduğu çiftin tartışmasını izlemesi ve Myrrhine'in Kinesias'a oyun oynadığı bölüm çalışıldı. İlk günkü sergileme değerlendirmesinin ardından ayrıntılı bir çalışma oldu. Farklı oyuncuların da denemesiyle fiziksel eylemler için farklı yorumlar da denendi. Sergilenen sahne parçalarında sorun yaşanan eylemler temizlendi ve yürütücünün bu çalışmayı nasıl yürüttüğü ayrıntılı ve katılımcı bir şekilde deneyimlendi.
Atölyenin beşinci gününe bir saatlik bir vücut çalışmasıyla başlandı. Çalıştırıcı Sercan Gidişlioğlu, bu kez ısınmanın ardından denge çalışmaları üzerinde durdu. Sonrasında yeniden vokal çalışmalarına dönüldü ve birkaç Boal egzersizi ile katılımcılar nefes kullanımlarını keşfetmeye çalıştı. Daha sonra katılımcılar, sergilemeye kadarki süre içinde fiziksel eylemler çalışmasından elde ettikleri sonuçlarla sahnelerini geliştirmeye çalıştılar. Sergileme sonrası yürütücüler tarafından bazı eleştiriler yapıldı:
1. Gruplar ilk günkü doğaçlama sonrası canlılığını kaybetmişti ve sahne üzerinde enerjisiz bir görüntü vardı.
2. İlk gün canlı bir şekilde sahne üzerinde duran tiplemeler, canlılıklarını kaybetmişti ve oyuncular kalın çizgilerle oynamaya başlamıştı.
3. İkinci grup atölyenin gerektirdiği yöntemi anlayamamış ve sahnelerine, fiziksel eylemler çalışmasında elde edilen sonuçları kaybetme pahasına farklı doğaçlama parçaları eklemişti. Bu sebeple ilk günkü canlılık da organizasyon da kaybedilmişti. Fiziksel aksiyon çalışmalarındaki son halinin korunması ve bunun üzerinden geliştirilmeye çalışılması gerekiyordu.
Bu bölümün yürütücüsü olan Ömer Faruk Kurhan çalışmanın geldiği aşamada yaşanan sorunlara ilişkin bir değerlendirme yaptı: Aşamalı bir şekilde izlenmesi gereken yöntem, doğaçlama, fiziksel aksiyon ve bedensel kullanım çalışması, ardından da ayrıntı çalışması olmalıydı. Bu aşamaların genelde üniversite tiyatrolarında sistemli bir şekilde gerçekleştirilemediğine ve bunun bir önemli bir sorun olduğuna değinildi. Eğitim çalışmaları organize edilirken buna dikkat etmenini önemli oldu vurgulandı.
Ardından ilk sahne üzerinden Ömer Faruk Kurhan'ın yürütücülüğünde kolektif değer analizine örnek olacak bir çalışmaya başlandı. Lysistrata'nın kadınları bekleme eylemi üzerinden oyuncunun ekonomik ve kararlı bir vücut kullanımı elde edebilmesi için oldukça ayrıntılı bir fiziksel aksiyon çalışması yapıldı. Bu bekleme bölümünde ritim çeşitlemeleri yapıldı ve eylemin değişik türevleri üzerinden istenen etkiyi hangisinin daha iyi vereceği üzerine bir tartışma yürütüldü. Çeşitli postürlerin sahnedeki tiplemelerin ilişkisini nasıl etkilediği üzerinde duruldu ve bu sahne üzerinden Lysistrata'nın postüründeki sorun giderilmeye çalışıldı. Lysistrata ve Kleonike'nin belli bölümlerinde dramaturjiye sağlayabileceği katkıyı da görmek bakımından stilize bir üslup denendi ve oyuncuların eylemlerini stilize etmekte problem yaşadığı gözlemlendi. Ayrıca oyuncuların ses kullanımı kendi yarattıkları küçük alan içinde kalıyordu ve seyirciye ulaşmıyordu. Birtakım tekniklerle sesin etki alanının salonun tümünü içine alacak şekilde nasıl büyütülebileceğine dair örneklemeler yapıldı ve oyunculardan risk alarak seslerini yükseltmeye çalışmaları istendi. Ardından yeniden düzenlenen bu bölümlerin, Ömer Faruk Kurhan'ın "Kolektif Oyunlaştırmaya Giriş" makalesinde ortaya koyduğu "bilimsel", "politik", "etik" ve "estetik" kriterler üzerinden değer analizleri yapıldı. Bu analizin nasıl bir yöntemle yapılması gerektiği çalıştırıcının uygulamasıyla deneyimlenmiş oldu. Gün sonunda, gruplar yapılan çalışma üzerinden sahnelerini geliştirmeyi denemeye karar verdiler.
Son günümüzde yeniden çalışılan sahneler, İATP-G gruplarından geniş katılımlı bir izleyici topluluğuna sunuldu ve ardından yürütücü kadro tarafından atölyenin amaçları ve sonuçları üzerine bir sunum yapıldı. Ardından katılımcı gruplar içerisinden söz alan kişiler atölyenin kazanımları hakkındaki görüşlerini diğer dinleyiciler ve yürütücülerle paylaştılar. Katılımcılar arasında da "Metinden Sahnelemeye Atölyesi"nin hedeflerine ulaştığına dair görüş birliğine varıldı.
İrem Az (BÜO) |